Erinç Kocagil – Röpörtaj

Sonunda en çok söyleşi yapmak istediğimiz kaykay kahramanlarından biri ile söyleşi yaptık. Erinç Kocagil Türk kaykay tarihinin önemli bir parçası. Onun döneminde yetişen birçok karakter çok önemli. Gerçekten kısıtlı imkanlar ile inanılmaz keyifli işler başarmış insanlar. Sokakta kaykayları ile yatıp kalkarken aynı zamanda üniverste ve yüksek lisans bitiren tipler. Bu adamların kaykaya bakış açısı düşündüğünüzden çok daha farklı. Kafalarında kaykaycı olma fikrini okadar yoğurup okadar güzel bir hale getirmişler ki ''kaykay bir spor değil kültürdür'' lafının ortaya çıkış biçimini anlıyorsunuz. Herneyse biz daha fazla anlatmayalımda bu harika adamı kendiniz anlamaya çalışın.

Erinç bize kendinden bahseder misin? Erinç Kocagil kimdir?

İlk soruya birşey demek zor yahu!! heheh aynı zamanda toz bezi olarak bilinen (Hançerler-Ankara tayfa tarafından özellikle) kel, 36 yasında, 11 yasında kaykaya aşık olmuş birisi. Politik punk rock ve genel olarak rock seven, aklından kaykay çıkmayan ve büyümek istemeyen birisi. Güzelim ve biricik Laik T.C. bu hallere duşmüşken kaykayı temsil etmeye ve temsil etmeye çalışan birisi, kaykay adına birşeyler gerçekleştirmek isteyen birisi…ne desem bilmem ki? hehe

 

Senin için kaykay milliyetçisi diyebiliriz sanırım ve türünün nadir örneklerindensin. Bu kadar sert bir duruşu olup bu kadar humanist bir insan hiç görmedim diyebilirim. İzmir'de ki insanları nasıl toplayıp zorla kaydırdığını hatırlıyorum ve bu kadar kaykay aşığı bir insan daha tanımadım. O yüzden bu söyleşinin benim için ayrı bir özelliği var. Peki Erinç kaykayı gerçekten bu kadar sevmene sebep olan şey nedir? Hayatında ki herşey ile özdeşleştirmen nasıl oldu? kaykaydan hiç bir çıkar hiç bir sponsorluk herhangi birşey beklemediğini biliyorum. Kaykay senin için başlı başına bir kazanç. Bu ruh halini nasıl yakaladığını ve tam olarak ne hissettiğini anlatır mısın?

 

Çok güzel ve geniş çaplı bir soru abicim! Teşekkür ederim! Güzel sözlerin için de teşekkürler! Ama sanırım bana vatan-sever bir kaykaycı desek daha iyi. Çünkü her millette piçler var! Hiçbir milleti de üstün görmüyorum… Laik (her inanışın kanunlar önünde eşitliği kabulu ve varlığı) çağdaşlık insanlık ve dostluk ve saygı istiyorum sadece…yobaz ve gericilik vatan hainliğidir bu durumda çünkü bizim gibi açık fikirlilerin boğulmasını isterler…pardon, umarım çok dağıtmadım güzel sorunu!…heheh zorla güzellik olmuyor be abicim! hele bir de kaykay gibi son derece sosyal ve aynı zamanda bireysel bir şey ile uğraşırken!! yani aşık olmayanın, toplumun bu kadar iğrenç birşeymiş gibi algıladığı şeyi yapması zor!! özveri ister, dayanışma ister, çalışmak ister. ''inşallah bacağını kırarsın'' lafını çok duydum, duyduk!! ''şeytanın oyuncağı'' mesela.. Buna rağmen, keko ve çingenelere rağmen hala kayıyorsanız bir sebebi olsa gerek. O nedenle sanırım kaykayın sert ve siyasi bir tarafı olduğunu düşünüyorum!! Her dakika tepkiyle karşı karşıya kalmış bir avuç tutku dolu arkadaşsın sadece su kocaman toplum denen makineleşmiş yaratığın içinde… Bireysel ama sosyal!! Sokaklar bizim! T.O.S (Erinç Kocagil tarafından kurulmuş crew.)' da aynı şekilde mesela, derdim tayfaları gaza getirmekti sadece! Birleştirmek, dost kılmak! Bir takımı yok! kaykayı gerçek sebeplerle seven herkes onun bir üyesidir!!….ancak şunu söylemeden edemeyeceğim; beni tutkuyla kaykaya bağlayan en basta Sinan Yücel ve Ozhan Altıntas ile olan dostluğumdur! Onlardaki aşkın, tutkunun ve içtenliğin bulunması zordur!! Cenk Kuli'de ki alev ve yetenek bizi daha da fişekledi mesela! Hep beraber büyüdük!! Onlar sayesinde daha da aşık oldum sanırım! Tüm Hançerler tayfa hatta!… o nedenle hiçbir zaman ne sponsorluk aklımdan geçti, ne de bundan para kazanmak… istemez miydim? elbette! ama dert değil.. .o aralar zamanlama da harikaydı, annem babam ayrıldı, şehir içine taşındık annemle ve kaykay çok yardımcı oldu çünkü dostlarımlaydım!!! ne moda, ne kızlar, ne piyasa, ne artistlik…saf kaykay ve rock and roll!!!

 

 

heheh şahane, kafanda bu kadar detaylandırdıktan sonra basitleştirmen gerçekten adanmışlık isteyen bir durum. Durumun senin için ne ifade ettiğini artık daha iyi anlıyorum. Peki demin sormayı unuttum, her ne kadar klasik olsada cevabını duymayı en çok sevdiğim sorulardan birisi kaykay nasıl başladın ve Hançerler'den biraz daha bahseder misin?

 

Abicim kaykaya aslında ilk defa Atina'da babamın mesleği nedeniyle yaşarken tutuldum. Babamla parkta oturmuştuk, ben salak uzaktan kumandalı arabamla oynuyordum o da gazetesini okuyordu. Önümüz mis gibi asfalt. Sonra benim külüstürün pilli bitti ve mal mal etrafı izliyordum, güzel bir park ve bol bol agaclar cicekler. herifler parklarına ve dogal yasamlarına onem veriyorlar!! neyse, sonra birden o sesi duydum, o ittirirken çıkan muhteşem sesi!! ' şeytanın oyuncakları' yaklaşıyordu! sene 89! abi 5 tane o zamana göre işte 20 li yaşlarda olsa gerek, önümden geçtiler ve nasıl eğlendiklerini ve yüzlerinde ki ifadeyi anımsıyorum!!! o ses, ve dostlukları ve de elbette sanki bana gösterecekmiş gibi önümde tahtaları dizip üstünden atlamaya başladılar sırayla!!! backside 180, frontside 180 falan. ve adamlar eğleniyorlardı!! ve stil ne demek o zaman zihnime kazındı sanırım!!! keşke bende de güzel bir stil olsaydı. sonuçta olay kaç tane ne kadar hareket yapabildiğin değil, yapabildiğini ne kadar güzel yaptığındır!! Biz böyle büyüdük. Bilgisayar oyunu falan yoktu (iyiki de yokmus!!)…Hançerler ise hala muhteşem ve bence ruhu hayatta!! Mansur, Tolga, Engin, Halil, Cenk, Murat, Özhan….ve daha pek çok aşık!! dost!!!…bir gün tüm gün kaydıktan sonra evlere dağıldık. üniversite ödevler falan. beni Özhan aradı ve 'olm tv'de Thrashin' var'' dedi!! o filmi izleyip gaza gelip gece bir daha çıktık. Sonraki günler de de kim ne zaman bir hareket yapsa ve tayfa gaz olsa birbirimize vay hançer, hançerler diye şakalaşırdık. Ciddi bir tarafı yoktu ve öyle öyle derken bir isim olarak kaldı!!! Çok özlem duyduğum bir zaman! Şu anda da tahtamın üstündeyken ve hatta düşerken bile aynı tat var ama anlarsın iste heheh. Şu anda ki Ankara tayfada da gaz var!! Ancak ben isterdim ki tüm tayfalar daha bir dost canlısı olsun, artistler dışlansın ve herkes herkesi tanısın, destek olup gaz versin!! T.O.S işte bunu amaçlıyor. Sev ve kendini ada yeter!!…Şu anda işteyim ve güneş açar gibi oldu..Yerler kurusa da kaysam! Günler de daha geç kararıyor ne güzel!! heheh T.O.S existence in exile-hit the streets videosunda resmen paso suda kaydım zaten!! Kış işte, yapacak birşey yok!! Bu arada aklıma gelmişken hem tüm tayfalara sevgiler hem de yeni oluşumlara tebrikler dilerim!!! The Roof-her zaman beni desteklediler senin de desteklediğin gibi abicim! ayrıca Cenk'in Noire olayı muhteşem!!! Gerisi gelsin!! ve hala kaymaya devam eden İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa tayfalarına güzellikler dilerim!! T.O.S u anlayan ve destek olan herkese minnettarım! Bodrumda yasamak zor pek çok sebepten dolayı ama en çok dostlardan uzak olmak fena!! neyse ki bira ve kaykay var!!

 

Heheheh. Merak etme çok gaza geldim en kısa zamanda yanına geleceğim. Anlattıkların çok güzel. Bursa'da 5,6 istabul'da bile en fazla 50 kişinin kaydığı dönemler ki sen bunlardan çok daha öncesinden bahsediyorsun aslında. Bu arada Saba ile konuştuğumuzda Bodrum'da neredeyse kaykaycı olmadığını ve yalnızlıktan patladığını söyledi. Hatta sitemizde seni yılın en yalnız kaykaycısı seçmiştik. Durum oralarda bu kadar vahim mi? Öyle olsa bile senin gibi bir adamın elinden Bodrum'un kurtulacağını sanmıyorum. Sen ki 30 yaşında ki adamlara bile kaykay aşkını aşılayabilen birisin.

 

heheh bira rock and roll , dostlar ve kaykay… hayatta başka bir bok istemiyorum! Arizona'da geçen zaman da 45 yaşında marangoz olup kaykaya ilk günkü kadar gazla özveriyle yaklaşan, açık görüşlü ve Amerikalı olup Amerikan politikalarının farkında muhteşem yetenekli ve temiz kalpli adamlarla tanışmak güzel bir şanstı!! Çok şey öğrendim onlardan da….O yüzden abicim bahane yok! kaymaya devam!! Cumartesileri sabahın 10'unda kalkıp bir suru tiki ve concon özenti herifin süslü kızın önünde belediye binasının önünü süpürüyorum, katil ağaç tohumlarından, cam kırıklarından, çer-çöpten, ki kayabilelim. Bodrum'da yandaki tuvaletten sorumlu elemanla kanka oldum!!! gel gör ki genelde evet yalnızım abicim. yeni nesilden çok az kişide ruh var. Kimseler alınmasın ama 'hangi hareketleri yapabiliyorsun? Abi yorulmadın mı? Abi kaykayın profesyonel mi?(oyuncakçıdan babama zorla aldırdığım dandik ötesi plastik tekerli salak tayvan malı ile öğrendim ollie'yi) sorularından bıktım…Bir de şu tam yasları müsaitken hareket öğrenecek yaşta olanların oturup telefonlarıyla oyun oynamalarından!! kimseler alınmasın, gerçek bu! Cillop kaykaylar ve ayakkabılar ama kayan az. ruh çok az. İnsan şaşırıyor, üzülüyor. Bir ay yeni tahtanın gelmesini beklerdik!! Ben tahtam kırıldı diye gözlerimin dolduğunu hatırlıyorum!! Şimdi bu kadar yaygınken mağaza olayı bu boşvermişlik neden? modaya uyum son nokta, ama kayan!?? Ama ben de kendi çapımda garibim, acayip biriyim….mesela yeni ayakkabım olsa da Twigy ve Yankı abiye sonsuz teşekkürler destek için bu arada!!..Kaydığım ayakkabıyı giyerim paso, alet geberene kadar. Çünkü baktıkça kaykay gelir aklıma kaydığımı ve tutkuyu anımsatır yani. Kırpılmış bağcıklar, zımpara izleri, kollar yara bere, resmen ucube gibi dolanıyorum, işte kot pantolon ve t-shirt…özellikle uzun yıllar süren öğrencilik ve öğretmenlikten sonra gömlek hayatta giymem heheheheh. Bilmem ki abicim tüm dostluklarımı ve güzel zamanları kaykay denen bu tahta parçasına borçluyum!! Dövmelerimin bile neredeyse hepsi kaykay ile ilgili… Artık adı her neyse, hayat; hayat tarzı kaykay, o nedenle kaydıktan sonra bir soğuk bira, muhabbet ve tekrar gaza gelişler ve kaymaca!!!

 

Evet bu sanırım Türk kültürü ile de baya alakalı. Senin gibi insanların sayısı giderek azalıyor. İnsanlar egolarından bir deniz yaratmış içlerinde kulaç atıyorlar, minik insanları da kendilerine dönüştürüyorlar ki, çok yakın zamanda böyle birşey yaşadım. Az kalsın kendini kaykaya adamış bir genç gerçek anlamda tümüyle hayatını karartıyordu. Onu bu duruma sokan kişinin ise düşündüğü tek şey kendisiydi. Keşke herkes birbiri ile biraz daha empati kurabilse; tabi bunda her iki tarafta her daim suçlu bence. Yani biryerde kavga varsa iki tarafta hatalıdır diye düşünüyorum. Herneyse bu tür konular gerçekten üzücü.Yüzden fazla kaykaycı yetiştirmiş destek olmuş biri olarak bu tür konular gerçekten benimde canımı sıkıyor. Hele facebook sayfalarında ki tartışmalar yokmu, beni benden alıyorlar. Bu yaşta bu kadar küfür öğrenmek bir beceri olmamalıydı oysa ki. Amerika maceralarında çok eğlenceli. Biraz bu yolculuklardan ve başına gelen acayip bir kaç olaydan bahseder misin?

 

Elbette abicim çok haklısın söylediklerinde ve çok üzücü!! Kayıp yetenek olduğunu düşünmek bile acı veriyor insana gençler arasında. Dost olup birbirini anlamaya çalışıp kaynaşmak dururken aksine paso küfür ve ego tatmini….neyse, abi Amerika bir enteresan! Daha önce de bahsettiğim canım arkadaşım Sinan Arizona'ya bir kıza asık olup taşındı 2000 senesinde. Ben de 2001 de mezun olunca 2 aylığına yanına gittim! Bir sürü süper kaykaycıyla tanıştık!! ve 2005 gibi doktora yapmak için gittiğimde o aynı tayfa bana kollarını açıp kardeşleri gibi benimsedi!! Her yer beton bedava park! Tayfalar bol ve kaynaşmış. Yerel pek çok kaykay firması var. Asla para umurlarında değil ve herkes fakir resmen. Ama valizimden yaşayıp koltuklarında beni ailedenmişim gibi ağırladılar!! Özverili ve dostluk ve içtenlikle dolu kişilikler!! ve bolca bira tabii!! Kızlar da pek güzeldi aslında…Arkadaşlarıyla çalışıp, içmek, gülmek, yaşayıp kaymak muhteşem birşey bir kaykaycı için. Başım sadece bir kere boş bir havuzda kayarken belaya girdi. Boş havuzu temizleyip kayarken polis bastı!! Oranın domuzları da tam domuz yani!! Hepsi body çalışmış, silahlarına sarılıp insanı bez parçası gibi savurmayı çok seviyorlar. Neyse, yasak falan, ne işiniz var bu evde! Kesin uyuşturucu kullanıyorsunuz diyip hepimizi, (5 kişiydik 5 tane jeeple geldi manyaklar!!!) arabaların Arizona çölünde sıcaktan pişmiş cehennem gibi kaportasına yatırıp arkadan kelepçelediler. Kimlik kontrolü yaptılar…Beni ise gülme tuttu!!!! Herife abicim aynı filmlerdeki gibi valla dedim, domuz da gülmeye başladı…10 dakika kaportalarda ızgara olduktan sonra da saldılar bizi…Öküze rozet, yetki ve tabanca verince böyle oluyor işte…ve de tabi kaykaycılara karşı önyargı hep var, heryerde var. İspanya da bile ceza kesmeye başladılar! Bunda elbette bazı kendini bilmez, kendini süper kıyak artist sanan salak kaykaycıların etkisi var!…Mesela biz Baker ilk çıktığında reklamlarına uyuz olmuştuk!!! Ulan Jack Daniels iyi güzel de, bu kadar ot sarhoşluk fotoları ve kırık şişelerin kaykayla ne alakası var demiştik! ya da kızları cinsel obje olarak gösteren şebek şebek kaykayla uzaktan yakından alakası olmayan şeyler resmen utanç verici!

 

hehhe. Bu arada anı süpermiş. Polisler heryerde bir garip. İnsanın eline güç geçtimi okuduğu tek şeyde posta tadında gazetelerse sanırım tam anlamıyla bully kafasına giriyorlar. Bu bahsettiğin sert kaykay kafasını bende hiç sevmiyorum. Yıllardır sokakta takılırım bu şekilde yaşasa bile bunu reklam eden çok az adamla tanıştım. Tam olarak neyi pazarladıklarını anlayamıyorum, daha doğrusu anlıyorumda anlamıyorum, saçmalık. Bizim memlekette de bu tür adamlar var. Herneyse buda onların kafası deyip geçelim. Peki ozaman seni daha çok darlamak istemiyorum beni bırakırsan sabaha kadar konuşurum. Son olarak kaykay pazarını yöneten diyebiliriz sanırım benim gibi distribütör, mağaza yada kurumlara söylemek istediğin bir şey var mı, tavsiye nefret yada sadece birşeyler? Ayrıca konuyu genel olarak toparlar mısın?

 

Uçaklardan atılanlarla insanları öldürerek değil…'bombalamak' böyle olsa ne güzel olur!!!!

keşke burada olsan da biraları içerek sohbete devam etsek!!! ve bir kez daha söylediklerinde cok haklısın abicim… distribütör ve kaykay mağaza sahiplerinden tek dileğim kaykay konusunda tayfaları bir araya getirip gazlayacak toplantı ve partiler, ortak bir video projesi mesela…yarışmalardan çok böyle beraber kayıp bir araya gelme cinsi şeyler daha güzel bence!!! Ama sonuçta bir ticaret ve herkese dostluk içinde kaykaya destek olacak şekilde başarılar dilerim!! hehee ne diyebilirim ki? Bana şahsen destek olan herkese sonsuz teşekkürler!!!

Hançerler!!! TBMM bir zamanlar!! Güzel zamanlar!! güzel dostluklar!!

Sonsuz soğuk ve TBMM bekçileri…Hançerler…..hehehe

Bir sürü güzel insan ve aynı Meclis Parkı Ruhu…..Öyle günler yaşadığım için çok şanslıyım!!! Hançerler!!

Bir zamanlar ortam daha sağlıklı daha sakindi ve aşırı güç kullanıp gaz bombası ve kapsüllerle göz çıkartmaya meraklı yobazlar yokken ve kaykaycıları parkın arkalarına hapsetmeden önceleri bu son gönderdiğim fotolar!!!! ve bu arada beni 2014'un en yalnız kaykaycısı olarak seçtiğiniz için teşekkürler!!! Çok özledim ve çok seviyorum sizi!!!!

Unutmadan kapım kaykay aşkı ile dolu sağlam karakterli eğlenceli güzel insanlara hep açık!!! beklerim!!!.

Hani garip birisiyim demiştim ya, mesela maksat sticker yapıştırmak değil. sevdiğim ve sadece kullandığım markaları yapıştırmayı seviyorum tahtama….ya da emerica ayakkabbı giyerken başka bir ayakkabı firması t-shirt giymek istemem…Acayip bir "toz bezi"yim işte hehehe…..90'larda hatta 2000'lerin başında bile yabancı birisini görüp ayağındaki ayakkabıya bakarak anında arkadaşlık kurabiliyordun! ya da giydiği t-shirtu görünce, kesin kaykaycıydı! ayakkabı yırtık ve deforme, belli markaları sadece kaykaycılar bilirdi zaten!! do you skate? derdin ve bir de bakmışsın arkadaşsınız!! çok özlüyorum o saf= core günleri…ama kaykay fena büyüdü. şimdi baştan aşağı DC giymiş mesela, yerli yabancı eleman fark etmiyor, kayıyor musun diyince "o ne ya?" diyebilen oluyor. heheh bir başka deyimle poser kaynıyor ortalık!!…bu arada benim emerica-reynolds3 ayaykkabı takıntısı da Arizona'dayken adamlarla tanışmamdan ileri geliyor. Tüm Lakai, Slave, girlchocolate, vans, emerica elemanlariyla kayma ve bira tokuşturma fırsatına eriştim Arizona'daki sağlam tayfa arkadaşlar ve bana destek olan cowtown skateshop sayesinde. Olay iyi kaymam değildi, olay sadece dostluktandı ve sonunda emerica (Reynolds ve Arizona tayfadan arkadaşları Scott Copalman(-eski zero prolardan) sayesinde Emerica destek oluyordu arada bir. Takıntı öyle başladı işte…ve hala emerica bulmaya devam!(Yankı abi saolsun!)…Özhan'da mesela lakai çok sever takdir eder. Kaykaycı tarafından kaykaycılara has bir firma, slave skateboards ve girl gibi firmalar da öyle. örnek çok…çeşitlilik çok güzel bir şey! Herkes aynı olacak diye birşey yok. Kural yok! dar kot ilk çıktığında herkes güldü, sonra herkes etkilendi(pro olanlar dahil!!) ama moda bu geliyor geçiyor, şimdi dikkat ederseniz yine pantolonlar normalleşiyor ama kaykaycıların hep kendilerine has bir görünüşü oluyor kesinlikle!! rock yıldızı gibi de var, hippy kılıklı da var, rapci DJ kılıklı da!!! abicim düşünsene, ne güzeldir ki kaykayda din dil ırk ayrımı yok!! "sen daha iyi kayıyorsun benden bıçaklayacağım seni" falan gibi saçma ayrımlar ve fanatik hasta ruhlu taraftar kavgası olayı yok!! ne mutlu bize!!!! toplumun içinde istenmeyen anlaşılmayan bir grup varlık sadece!!! statükoya aldırış etmeyen bireylerden oluşuyor, düşünen ve yaratıcı. at gözlüğü takmış toplumun çoğunluğu gibi koyun sürüsü değiliz… bir de kaykay olduğu gibi sanat ile iç içe, bütün o grafikler, tekerleklerde bile! ve de muzik! motorhead dinleyip, bad brains, pennywise, bad religion dinleyip gaza gelmeyen var mi? (illaki rock music olacak diye bir şey yok tabi ki, nice güzel manali hip hop var)…. ama siktir et abicim bence bırakalım anlamayan anlamasın, sevmeyen sevmesin!!! işin özü bizimdir ve bizde kalır. biz bize yaşarız!…hani anlatılmaz yaşanır diye bir laf var ya abicim, aynen öyle sanırım!! birbirimize iyi davranalım yeter!…unite revolt resist skate!!!

elektrikler gitti yazmadım ama özelikle İzmir tayfaya sonsuz teşekkürler ve yeni oluşum Mushroom gang'e tüm destek ve sevgileri için, ve yine İzmir'de tanışma şansına eriştiğim, ölümden dönen, hayat dolu ve sonsuz kaykay aşığı İspanyol dostumuz Pablo'ya teşekkürler!!! Tüm Hançerler'e Erhan, Özhan, Halil, Mansur ve Sinan'a dostlukları ve paha biçilmez anılar için destek için!!! Bir de AZ CREW!! you know who you are my brothers for life!